Ana içeriğe atla

D VİTAMİNİNİZ EKSİK OLMASIN





Türkiye güneş ülkesi. Ancak buna rağmen sadece güneş sayesinde elde ettiğimiz D vitaminimiz yetersiz. Her ay ortalama 450 - 500 görüşme yapıyorum ve diyet programı başlatmadan önce mutlaka d vitamini tahlillerine baktırıyorum. Ve şaşılacak şekilde d vitamini eksiklikleri ile karşılaşıyorum.
Bu vitamin o kadar önemli görevleri olan bir vitamin ki bebeklikten yaşlılığa kadar vücudumuzdan eksilmesi hiç istenmez. Başta kemik sağlığı ve bağışıklık sistemi olmak üzere bir çok sistemi etkileyen bir vitamin. Yeterince güneşlenmemek, yaş ile birlikte cildimizde d vitamini sentezinin azalması veya sürekli güneş koruyucu kremler sürmek, kapalı ortamlarda uzun süre bulunmak d vitaminimizi azaltıyor.

Yaş ile birlikte bağırsakların yaşlanması kalsiyum emilimini azaltıyor.
Yaş ile birlikte böbrek yaşlanması ise d vitamininin aktif hale dönüşmesini engelliyor. 

Kadınlarda menapoz ile birlikte de östrojen hormonu seviyesi düşünce kemik erimesi riski d vitamini eksikliği ile birlikte artıyor. 

D vitamini eksikliği kan testi sonucu tespit ediliyor. Sizi takip eden doktorunuza d vitamini tahlili yaptırmak istediğinizi söyleyin. 25(OH)vit D3 seviyenize baktırın. 25 altında ise d vitamini takviyesi kullanmalısınız. Bunun prosedürlerini  doktorunuz ile konuşun. 

Türkiye’de son yıllarda balkonları cam ile kapama sayısı arttı. Özellikle güneş ile tek teması balkon olan, çoğu sıklıkla evinden çıkmayan ev kadınları var. Balkonların cam ile kapanması güneşin cildimize temas ederek d vitamini üretmemizi engelliyor.  Dolayısı ile balkonlardaki camlar özellikle güneşli günlerde açılmalı ve balkonda güneşlenilmeli. 

Peki ben bir diyetisyen olarak niçin d vitamini testi yaptırıyorum biliyor musunuz? Son yıllarda yapılan çalışmalar D vitamini eksik olan bireylerin kilo almaya daha müsait olduklarını gösteriyor. Ayrıca d vitamini düşük olan özellikle şeker hastalarının kilo verme hızları ise oldukça düşük oluyor. Dolayısı ile eğer bu gözden kaçar ise diyet yapıyoruz yapıyoruz ama kilo veremiyoruz.  Küçük ama önemli bir detay. 

D vitaminin en doğal kaynağı güneştir. Kışın güneş ışınlarının dik ve bol olduğu öğle saatlerinde 20-25 dakikalık güneşlenme, kışın ise akşam üstü saatlerinde 10-15 dakika güneşlenme yeterli olacaktır. Güneş ışığına dirseklerden aşağı kollarınızı ve dizlerden aşağı bacaklarınızı maruz bırakırsanız vücudunuz günlük d vitamini ihtiyacını karşılayacaktır. 


Yani kısacası d vitamininiz eksik olmasın, sağlığınız yerinde olsun. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ŞEKERSİZ HURMA ÇİKOLATASI

15-20 adet hurma 2 yemek kaşığı Hindistan cevizi 2-3 adet diyet bisküvi 1 tatlı kaşığı öğütülmüş ceviz   1 tepeleme yemek kaşığı kakao Hurmaları 1 gün boyunca   suyun içinde bekleterek yumuşamalarını sağlayın. Yumuşayan hurmaların kabukları rahatlıkla soyulacaktır.  Kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkarın. Parmak uçlarınızla biraz yoğurun. İçine kakao, ceviz ve elinizle öğüttüğünüz diyet bisküvileri ekleyin. Biraz   daha yoğurun.     Yumuşak hamur haline gelen hurmaları streç film ile sarıp dolapta 3-4 saat kadar bekletin. Bu sayede daha kolay şekil alacaklardır. Ardından hurmaları top top yapıp Hindistan cevizine bulayın. İçinde şekeri ve yağı olmayan lezzetli tatlınız hazır. Diyet bisküvi yerine   kepekli galeta da kullanılabilir.

DÜŞÜK KALORİLİ YEŞİL ÇORBA

Malzemeler:  3-4 dal ıspanak 3-4 dal maydanoz 1 adet yeşil soğan 2 baş brokoli 1-2 adet sarımsak 1 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağı 1 yemek kaşığı bulgur 1 kaşık yoğurt 1 yemek kaşığı yulaf kepeği Karabiber Tuz Yapılışı: Maydanoz,ıspanak, yeşil soğan ve sarımsakları çok ince şekilde kıyın. Dilerseniz rondo da kullanabilirsiniz. 1 yemek kaşığı kadar yağ ile yulaf kepeği ve bu kıyılmış sebzeleri 3 dakika soteleyin. Yeşil sebzeler hafif pişme kıvamına gelince 2 bardak sıcak su ilave edin. Kaynayan suyun içine 1 yemek kaşığı kadar bulguru ve çok ince kıyılmış brokolileri ekleyin. Koyulaşana kadar pişirin. İçine 1 kaşık sıcak su ile sulandırılmış 1 kaşık yoğurdu ekleyin. Tuzunu ve baharatını ekleyerek tüketebilirsiniz. Çorba 2 porsiyondur .  

ÇORBALARA UN KOYMAYIN

Hem zayıflama diyetlerinde hem de normal beslenmemizde çorbaların yeri büyüktür. Sıvı desteği, lif kaynağı, tok tutma aracı, atıştırma alternatifi olarak çorbaları diyetlerde sıklıkla kullanırım. Ancak bazı durumlarda özelikle tercih ettiğimiz çorbalar işimizi zorlaştırabiliyor. Lezzetli olsun diye yaptığınız küçük müdahaleler çorbaların kalori değerlerini oldukça artırabiliyor.   Çorbaları hem sağlıklı, bol lifli hem de düşük kalorili yapmanın püf noktalarını şu şekilde özetleyebilirim; ·          İlk iş olarak çorbalarınızın içine un koymaktan vazgeçin. İçine koyacağınız un dışındaki farklı besinlerle de çorbalarınıza kıvam verebilirsiniz. Mercimek çorbası, domates çorbası, sebze çorbası, yoğurt çorbası, et suyu çorbası gibi birçok çorbaya kıvam artırsın   diye un yerine   YULAF KEPEĞİ ekleyin. Çorbanızı yapmaya başladığınızda 1-2 kaşık yağ ve üzerine 2 tepeleme kaşık yulaf kepeği koyun. Biraz kavurun. Üzerine ek malzemelerini k...