Ana içeriğe atla

1-3 Yaş Beslenme Düzeni Nasıl Olmalı?




1 yaşını doldurmuş olan bebeğiniz artık aile sofrasına oturmalıdır. Anne baba ve diğer aile fertleri ile aynı sofrada aynı yemeği yemeye çalışmalıdır. Ancak bu yaş grubu çocuklar karmaşık görünen, salçalı, sulu veya görüntüsü güzel olmayan yemekleri yemezler, reddederler. Görseli daha düzgün, karmaşık olmayan, renkleri birbirine girmemiş yemekleri daha kolay kabullenirler. Örneğin patatesli, bezelyeli salçalı sulu köfteyi reddedip, ızgara gibi pişmiş sebzeli kuru köfteyi tercih edebilirler. Salça soslu veya domatesli makarnayı reddedip sade makarnayı yemeği tercih edebiliriler. Bu süreç geçene kadar çocuğunuzun fazla üzerine gitmemeli, yemek saatlerinde çatışma yaşamamalısınız. İlerleyen zamanlarda doğru taktikler ile çocuklar daha az seçici olmaya başlayacaklardır. 

1-3 yaş arasındaki bir çocuğun öğün düzeni şöyle olmalıdır: Kahvaltı, Öğle yemeği, Akşam yemeği ve bunlara ek olarak 1-2 adet ara öğün olabilir. Ancak ara öğünlerde çikolata, süt, tatlı, şekerleme gibi ara öğünler yenilmemelidir. Bu tür besinlerin tüketimi çocuğun iştahını kapatır. Ara öğünde taze ve kuru meyveler, çerez, galeta, ev yapımı meyveli kek gibi besinler olabilir. 


1-3 yaş grubu günde 500 ml süt ürünü tüketmelidir. Ancak bu miktarın 200ml ‘si sade süt, geri kalan miktarı ise fermente süt ürünü olmalıdır. Kefir, yoğurt, ayran fermente süt ürününe örnektir. 

Çocuklara haftada 1-2 defa balık, 2-3 defa kırmızı et yedirilmelidir. Ölçüsü ise 1 sefer için çocuğunuzun kendi eli ile 2 el büyüklüğünde olmalıdır. Alerji sorunu olmayan bir çocuk, hergün 1 yumurta tüketebilir. Yumurta çok iyi bir protein kaynağıdır.



Çocuk beslenmesinde tahıllar çok önemlidir. Ekmek, pirinç, makarna, erişte, bulgur, karabuğday, patates, baklagiller tahıl grubuna girer. Günde 4-5 porsiyon bu gruptan besin tüketilmesi önerilir. Çocuğun kendi eli ile 1 el büyüklüğünde ekmek çocuk için 1 porsiyondur. 2 avuç pilav veya makarna da 1 porsiyondur. Çocuğunuza tahılları yedirirken yanına mutlaka diğer besin gruplarından da koyun. Örneğin 2 yumruk kadar makarna yanına 1 ufak kase yoğurt ve 1 ufak kase çiğ sebze veya pişmiş sebze koyabilirsiniz. 

Çocuklar genelde pişmiş sebzeden ziyade çiğ sebzeleri daha rahat ve daha severek tüketirler. Örneğin yeşil sivri biber, salatalık, havuç, domates, kuru soğan genel olarak çocukların sevdiği sebzelerdir. Eğer pişmiş sebze yemeği yemekte zorluk çeken bir çocuğunuz var ise her öğünde çiğ sebzelerden yemeğinin yanına koymanız, sebze grubundaki haklarını tamamlamasına yardımcı olacaktır. 

Bu yaş gurubu çocuklar meraklıdır. Ancak meraklarını oyun içerisinde daha net gösteririler. Yani sofrada yemeği reddettiği bir besini lavabonun başında yıkarken tadmayı deneyebilirler. Örneğin brokoli çocuklar tarafında pek sevilmez. Ancak mutfak lavabosunda annesine yemek hazırlarken yardım eden bir çocuk düşünün. Annesi  domates, salatalık, brokoli gibi sebzelrin yıkanması için çocuktan yardım istesin. Çocuklar bu oyunu büyük bir memnuniyetle kabul edecektir. Ardından bu sebzeyi merak edecektir. ' Bunun tadı çok güzel, istersen tadına bakabilirsin' dediğinizde çocuğunuz bu sebzenin mutlaka tadına bakacaktır. Çünkü oyun içerisinde ona bir yaptırım yoktur ve bu değişik sebzeyi keşfetme arzusu ağır basacaktır. Yani  besinler ile inatçı çocukları daha eğlenceli ve keyifli bir yöntemle tanıştırmaya çalışın. Bu yöntem emin olun işe yarayacaktır. 

Çocuklarda nitrit nitrat eklenmiş, işlenmiş et ürünlerinin tüketimini önermiyoruz. Salam, sosis, sucuk, jambon gibi şarküteri ürünleri beslenmesinde ne kadar az yer alırsa o kadar iyi olacaktır. Dünya Sağlık Örgütü işlenmiş et ürünleri okul çağı çocuklarında ayda 1 defadan fazla tüketilmemesini tavsiye etmektedir. 

Ve son olarak paketli gıdalara bakalım. içelrinde birçok adını dahi bilmediğimiz koruyucu ek maddeler olan bu besinleri çocuklardan ne kadar uzak tutarsak o kadar faydalı olacaktır.  o renkli ve janjanlı paketleri sırf merak uyandırdığı için çocuklar tarafından istenilen  paketli gıdalar, çocuğunuzun hayatına ne kadar geç girerse o kadar iyi olacaktır. 

Sağlıklı ve keyifli bir hayat geçirmeniz dileği ile. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ŞEKERSİZ HURMA ÇİKOLATASI

15-20 adet hurma 2 yemek kaşığı Hindistan cevizi 2-3 adet diyet bisküvi 1 tatlı kaşığı öğütülmüş ceviz   1 tepeleme yemek kaşığı kakao Hurmaları 1 gün boyunca   suyun içinde bekleterek yumuşamalarını sağlayın. Yumuşayan hurmaların kabukları rahatlıkla soyulacaktır.  Kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkarın. Parmak uçlarınızla biraz yoğurun. İçine kakao, ceviz ve elinizle öğüttüğünüz diyet bisküvileri ekleyin. Biraz   daha yoğurun.     Yumuşak hamur haline gelen hurmaları streç film ile sarıp dolapta 3-4 saat kadar bekletin. Bu sayede daha kolay şekil alacaklardır. Ardından hurmaları top top yapıp Hindistan cevizine bulayın. İçinde şekeri ve yağı olmayan lezzetli tatlınız hazır. Diyet bisküvi yerine   kepekli galeta da kullanılabilir.

DÜŞÜK KALORİLİ YEŞİL ÇORBA

Malzemeler:  3-4 dal ıspanak 3-4 dal maydanoz 1 adet yeşil soğan 2 baş brokoli 1-2 adet sarımsak 1 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağı 1 yemek kaşığı bulgur 1 kaşık yoğurt 1 yemek kaşığı yulaf kepeği Karabiber Tuz Yapılışı: Maydanoz,ıspanak, yeşil soğan ve sarımsakları çok ince şekilde kıyın. Dilerseniz rondo da kullanabilirsiniz. 1 yemek kaşığı kadar yağ ile yulaf kepeği ve bu kıyılmış sebzeleri 3 dakika soteleyin. Yeşil sebzeler hafif pişme kıvamına gelince 2 bardak sıcak su ilave edin. Kaynayan suyun içine 1 yemek kaşığı kadar bulguru ve çok ince kıyılmış brokolileri ekleyin. Koyulaşana kadar pişirin. İçine 1 kaşık sıcak su ile sulandırılmış 1 kaşık yoğurdu ekleyin. Tuzunu ve baharatını ekleyerek tüketebilirsiniz. Çorba 2 porsiyondur .  

ÇORBALARA UN KOYMAYIN

Hem zayıflama diyetlerinde hem de normal beslenmemizde çorbaların yeri büyüktür. Sıvı desteği, lif kaynağı, tok tutma aracı, atıştırma alternatifi olarak çorbaları diyetlerde sıklıkla kullanırım. Ancak bazı durumlarda özelikle tercih ettiğimiz çorbalar işimizi zorlaştırabiliyor. Lezzetli olsun diye yaptığınız küçük müdahaleler çorbaların kalori değerlerini oldukça artırabiliyor.   Çorbaları hem sağlıklı, bol lifli hem de düşük kalorili yapmanın püf noktalarını şu şekilde özetleyebilirim; ·          İlk iş olarak çorbalarınızın içine un koymaktan vazgeçin. İçine koyacağınız un dışındaki farklı besinlerle de çorbalarınıza kıvam verebilirsiniz. Mercimek çorbası, domates çorbası, sebze çorbası, yoğurt çorbası, et suyu çorbası gibi birçok çorbaya kıvam artırsın   diye un yerine   YULAF KEPEĞİ ekleyin. Çorbanızı yapmaya başladığınızda 1-2 kaşık yağ ve üzerine 2 tepeleme kaşık yulaf kepeği koyun. Biraz kavurun. Üzerine ek malzemelerini k...